Bu yazının başlığı mutlaka 25 (yirmi beş) olmalıydı. Bu arada yirmibeş mi yazmam gerekiyo diye düşündüm de sanırım ayrık olması doğru olandı. Neyse.
Efendim, dün gece pisköpeatça eğlendik diyebilirim. Şöyle ki;
- Ender, Ben, Cem, Doğa, Baran.
- Yer arama süreci sonrası Akdeniz.
- 70'lik.
- Kıçıkırık çerez.
- Mp3 teknolojisi.
- En iyi şarkının biz kalkarken çalması.
- Garanti Bankası'nın önünde uçulması.
vs.
Şu 25 mevzusuna da özellikle paragraf açmak istiyorum (Beleş nasolsa). Cem iddaanın gücünü gösterircesine sırf hakkında söylenen yapamazsın, edemezsin ifadelerini boşa çıkarmak için 25 tane turşu biber gibi bişeyden yedi. Helal olsun diyoruz, kendisini kutluyoruz. Tevekkeli değil adam bahisten zengin oluyor. Tevekkeli değil ne demekse artık, neyse. Tabi yedikten sonra gözlerinin kıpkırmızı olmasını ve titremesini de notlarım arasına eklediğimi farketmiş bulunuyorum. Olsun, kustu geçti.
Bence 25 diil 35 tane de yiyebilir. Çarşamba deneriz artık haha.
Thursday, December 07, 2006
25
Posted by
Atakan
at
6:46 PM
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

2 comments:
25 adet biberi yiyerek farkettigim sudur ki: 10 adet biber yendikten sonra yenilen biberlerin sayısı çok da farketmemekte. 25 ve 35 arasında gözden düşecek olan 1 adet damladır tek fark..
Titreme faslı ayağa kalkıp açıkhavaya çıkıncaya kadar geçmemiştir ki bir ara hakikaten sona yaklaştım mı acaba diye düşündürtmüştür beni. Ancak denendi ve görüldü ki bir şey olmuyor. Titreyip titreyip düzeliyor insan:)
Not: Bu garanti önü uçuş sırasında ben mi yoktum yoksa ben daha önceden alçak uçuşta olduğumdan mı kaçırdım o fasiliteyi?
bir keresinde bir sise yemistim
kusmadım da
evet en büyük benim
Post a Comment