Thursday, January 25, 2007

alan

alan. bazen ilkokulda hesaplamak için kıçımızı başımızı yırttığımız, birşeyler satan kişiler için olmazsa olmaz; hatta yaşam amacı olmuş olan kişi. vb. şekilde bir sürü farklı anlamlara yorabileceğimiz bir kelime. benim başlık yazarken aklıma gelmiş olan anlam ise kendime ait olması gereken -bazen olan bazen olamayan- ve gözle göremeyeceğimiz alan. evet o kişisel alandan bahsediyorum.
bu sıralar kafamı kurcalayan şeyler var, kendimce cevabını bulabiliyorum aslında ama cevabını bulamadığını düşündüğüm kişiler için acaba gerçekten göremiyorlar mı benim gördüklerimi yoksa işlerine mi gelmedikleri için görmüyorlar diye ciddi şekilde merak ediyorum. insanın kendi alanı içerisinde neler olmalı diye düşününce bulduklarım ise aslında gerçekten çok normal olan şeyler. Çok basit şeyler hatta: Mesela bir durumu paylaşamama özgürlüğü; hepimizin sırları olmalı değil mi?

İşte bu noktada bazen bazı kişilerle bir çatışma yaşanıyor. Yani insanlar kendi yakınlıkları dahilinde bazı şeyleri -daha doğrusu herşeyi- bilmeleri gerektiğini düşünüyorlar.

Yakın olmak, arkadaş olmak, dost olmak, akraba olmak.. Bunların hiçbiri bir insanın sınırlarının diğeriyle içiçe olmasını gerektirmiyor. Aksine bireylerin ayrık durmasının aradaki bağları daha güçlü tutacaktır ve daha sağlıklı bir ilişki ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum.

No comments:

Powered By Blogger