Tuesday, July 24, 2007

temmuzlardan bir gün

yarın sınav var, ama pek çalışır modda görünmüyorum. çalışmaya alternatif bulmak kolay tabi. sinek kovalamak, uyumak, tavana bakıp boş boş durmak, hepsinden de eğlencelisi blog yazmak. eğlence kısmı yalan tabi de, yazalım bakalım.

yarın sınav var, ama neşe dolmuyor insan. üzülmüyor da aslında; sınava göre birşeyler hissetmemi kim bekliyor ki?

yarın sınav var, henüz başlamasa da sınava yaklaşınca biraz stres oluyorum. şöyle ki, bu sınavı geçersem yıldızdan bursumun %20sini alacağım ve bu kazancın hepsini hayır kurumlarına bağışlayacağım.

günümüzün popüler hayır kurumları:
adamik'in ordaki köşe tekelci
körfez
bodrumdaki pansiyonlar vb.'leri
bodrumda yemek yiyebileceğim yerler
tiki biiiçler
vesayreler.

efendim şöyle oluyor, almanyada erasmusumuzu tamamladığımızda kısmetse eylülün ortasında bir bodrum yapalım dedik.
kadro ise şöyle
ben
cemal
hakkı
tarık

gerçekten muhteşem bir kadro.


şu son zamanlarda dikkatimi çeken birşey var.... şeklinde başlayacak bir paragraf ne kadar ilgi çekici olurdu değil mi? son zamanlarda dikkatimi çeken birşey yok amma velakin.. olmasının gerekliliğini düşünüyordum ki birşey dikkatimi çekti. harbiden uzun zamandır dikkatimi çeken birşey olmamış olmasının çok da anormal birşey olmadığı.

farkettiniz mi? paragraflar ne kadar beleşse saçmalamak da o kadar beleş.

bu arada doğa, blogumu okuyo musun diye kontrol etmek amacıyla sırf buradan söylüyorum.. inönüde ilk maç sen gitmeden önce oynanıyo, tarihini tam bilmiyorum ama babama söyle de benim kombineyi sana ayarlasın o maç için.

evet gördüğünüz üzere mesaj iletmek falan da beleş.

neyse..

haribo diyerekten yeni bir paragrafa giriş yapalım. cemin dediine göre sindirmiyomuşuz, üzücü tabi o güzelim ayıcıkların sonradan girdiği şekil. ama napalım, sınav dönemi haribosuz olmaz. halen de haribo çorabı almamış olmamız aklımdan çıkmıyor. yani haribo çorabı almıyosan niye gidiyosun erasmusa diye sorsa babam ne diyeceğim ki? hı? yok tabi cevap..

bakın ne farkettim. yazdıklarımı beğenen de bu sayfayı kapatıyor, beğenmeyen de. buna benzer ne örnekler verebiliriz düşüneyim...

kafası çalışan da siyasete atılıyo çalışmayan da
topa vurabilen de futbolcu, vuramayan da
yağmurlu hava da boktan, güneşli hava da
hıncal da gazeteci, uluç da (ironi ironi, rahat olun)

bi de aynı anda iki şey olanlar var, onlardan da birkaç örnek vermek istiyorum.
yarınki sınav hem önemli hem önemsiz
almanyanın havası hem güzel hem boktan
istanbul hem güzel hem çirkin
insan hem özlüyor hem özlemiyor

gibi gibi...

kısa da olsa zihnimde geçmekte olan şeyleri buraya aktarabildim diye umuyorum.
hadi bakalım

No comments:

Powered By Blogger