Tembel olmasam da, elimde olmayan şartlar sebebiyle stajlarım 4. sınıfa kadar sarktı. Babam bu durumu bende çalışma götü olmadığı şeklinde yorumlasa da, yapabileceğim birşey yok.
Öğretim planında toplam 90 iş günü staj yapmamız zorunlu. Talaşlı, talaşsız, döküm, kaynak, işletme ve fabrika organizasyon olmak üzere pratik bilgiler kazanmamızın hedeflendiği bir süreç bu.
Sabah 6da uyanmak gerçekten çok zorluyor insanı. Akşam 10da yatınca sorun olmuyor aslında, fakat yılların alışkanlığından ötürü akşamları 1den önce yatamıyorum.
Dökümhane ortamı malesef olması gerektiği kadar sağlıklı değil. İçerideki kirli havayı dışarı verecek yeterli donanım yok. Haliyle akşamları eve geldiğinizde burnunuzu temizlemeniz durumunda sümüklerinizin (veya sümüğünüz demem gerekebilir, sümük çoğul oluyor mu bilmiyorum..) simsiyah olduğunu görüyorsunuz.
Bunun yanısıra ellerinizin kaptan mağara adamı kıvamına geldiğini de söylemeden edemeyeceğim. Bir haftadır hergün nemlendirici krem kullanmama rağmen halen bir yılan edasıyla deri değiştirmeye devam ediyorum.
İnsan birşeyler öğreniyor mu? Pek tabi öğreniyor, fakat 10 iş günü yerine 5 iş günü olması çok daha isabetli olacaktır diye düşünüyorum.
İşin detayına çok girmesem de, dökümhanede asgari ücret ile ayın sonunu zor getirerek çalışan işçilere üzülmemek elde değil. İşin daha da kötüsü, bu kişilerin aslında bir işe sahip oldukları için ülkemiz koşullarında şanslı sayıldıkları...
Saturday, February 16, 2008
Döküm Stajı
Posted by
Atakan
at
3:14 PM
Labels: Yıldız Teknik Üniversitesi
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment