Tuesday, September 23, 2008

Babanne, oran buran niye bu kadar büyük?

Efendim, başlığa bakınca ne yazacağımı tahmin edemeyeceğinizi düşünmekteyim.

Hem eğlendirmek, hem öğretmek için farklı bir tarzda yazmayı denesem de beceremeyeceğimi düşünüyorum. Yine aynı tas, aynı hamam anlayacağınız.

Soru sormak, cevap almanın ilk aşaması; cevap almak da öğrenmenin -veya aradığınız bir bilgiyi bulmanın- başlangıcı olduğuna göre soru sormanın önemini tartışmamız yersiz olur.

Hani bazen olur da, kafanıza bir durum takılır, annenize babanıza soramazsınız. İşte böyle anlarda imdadımıza yetişen bir web sitesi olduğunu farkettim.

Web sitesinin adresi şöyle:

www.haydardumenilehossohbetler.com

Web sitesinde yok yok! Her türlü sorunuza cevap bulabilirsiniz.

Tıklasanız da, tıklamasanızda bir şekilde salladığımı farketmiş olduğunuzu farzediyorum. Bu varsayım esnasında oldukça rahatım, çünkü okuyucularımın belirli bir zeka seviyesinin üstünde olduğunu biliyorum (Vışş).

Olayın aslı ise Yahoo Answers. Ulaşmak için http://answers.yahoo.com adresine kadar gitmeniz gerekiyor. Ayrıca bu gidiş esnasında dükkanı kapatıp Yahoo Answers'a kadar gittim gelicem tabelası asmanıza da gerek yok!

Şöyle oluyor: Merak ettiğiniz şeyi daha önceden birisi merak ettiyse ve burada sorusunu paylaştıysa size nasiplenmek düşüyor. Ha böyle birisi yoksa, kendi sorunuzu yazabilirsiniz.

Örnek sorular şunlar olabilir:

- Bu sene Tampa Bay şampiyon olur mu?
- Tıraş olduktan sonra çok sivilcem çıkıyor, ne yapmalıyım?
- Benim hanım gece uyurken garip sesler çıkarıyor, ne yememeli?
- Patronu öldürdüm poşet içerisinde tutuyorum, kokuyu gidermek için ne yapmalı?

Espiri tabi bunların belirli kısmı.

İngilizce yazın ama soruları, daha güzel olur demeden kendimi alamıyorum.

Özetlemek gerekirse, kafanıza birşeyler takıldığında ya bana sorun, ya da bu web sitesine. Bana sorarsanız ben de gidip bu siteden bakacağım, şimdiden söyleyeyim.

Saturday, September 06, 2008

Zehir Zemberek

Şu benim mp3 playerın bozulduğunu daha önce yazmıştım. Hatta değişim için yeni ürün geldiğini de yazmıştım. Ama yolladıkları yeni ürünün bozuk çıktığını yazmamıştım.

Yolladıkları yeni ürün bozuk çıktı. Bozulamadı bile, hiç çalışmadı. Hep bozuktu.

Kim yolluyor? Multimedya isimli tedarikçi firma. Kim aracı? Teknosa isimli firma. Kim mağdur? (Duygu sömürüsü) Ben.

Şimdi işin zehir zemberek kısmına geliyorum.

Her kim bize bu ürünleri olduğu değerin daha yukarısında satıyorsa (tekelleşmeden yararlanarak), her kim bu ürünleri daha ucuza getirmek için kasıtlı bu yönde boktan ürünleri ülkeye sokuyorsa, her kim garanti koşullarını işlerine geldiği gibi yorumlayarak insanlara sıkıntı veriyorsa onların alnını karışlarım! (Bu da Yıldırım Demirören'den kaptığım bir tarz, çok işe yarıyor diye düşünüyorum.)

Burası zehir kısmıydı. Şimdi zemberek geliyor.

Ayrıca şöyle bir hayat gerçeğiyle de karşılaştım. Arkadaşlar falan işe giriyorlar, ölümüne vergi veriyorlar. Zaten telefondan elektrikten sudan gazdan falan inanılmaz miktarlarda vergi veriyoruz. Bir de böyle elektronik melektronik şeylerden vergi falan verip bir de bozuk ürünler almayalım. Avrupadan, Amerikadan alalım bundan sonra böyle şeyleri. Şahsım adına and içmesem de, elimden geldiğince güzide ülkemizin güzide elektronik mağazalarından alışveriş yapmayacağım. Hem fazla para veriyorsun, hem de fazladan baş ağrısı sahibi oluyosun.

Haasssiktirin lan ordan derim, görürsünüz.

Herkese hayırlı cumartesileri dilerim. Pazar günü okuyorsanız hayırlı pazarlar. Pazartesi olduysa da birşey dilemiyorum, zamanında okuyun şu yazılanları.

Thursday, September 04, 2008

Creative Zen Bozuldu

Temmuz ayında bu cihazı öven, tavsiye eden bir yazı asmışım. Efendim yaklaşık iki hafta önce bu alet bozuldu.

Olay şöyle gelişti:

Alete yeni şarkı yüklemeye çalıştığımda alet kitleniyordu, ben de bağlantıyı koparıp resetlediğimde herşey normale dönüyordu.

Daha sonra içerideki şarkıları tamamen yenilemek istedim, ve yeni şarkı eklemeye çalıştığım her seferde bu sorun olduğu için formatlamaya karar verdim. Formatlarken kitlenme durumu yaşandı, reset düğmesine bastığımda alet gözlerini yumdu.

Sonrasında ise o eşek gözler hiç açılmadı. Aleti çalıştırmaya çalıştığımda bile hiçbir tepki göstermedi, tamamen kaputt oldu anlayacağınız.

Neyse Teknosa'ya götürdüm, hemen servise yollayacaklarını söylediler. 9 iş günü sonrasında telefon aldım, yarın yeni ürünü teslim alabileceğimi söylediler.

Cihaz hakkındaki düşüncelerim kötüye gitmeden önce, olur öyle hatalar demek istiyorum.
Bakalım yarın ne düşüneceğim...

Mez... demiştik, Mezun olarak düzeltelim

Son staj defterimi teslim ettikten sonra dosyam kurula girmiş, bugün öğrendiğime göre bir sorun yokmuş. Yani kısaca üniversiteyi bitirmiş durumdayım.

Bu dönem çok kişi zaten haziran temmuz aylarında mezun oldu, o yüzden modası geçti. Yine de kutluyorum kendimi efendim.

Yunanistan Tatili 2

Tatilin ikinci kısmı Pelion denilen, yanılmıyorsam Yunanistan'da bulunan iki yarımadadan Selanik'e yakın olmayanında geçti.

Pelion'da ufak ufak birsürü köy var, yarımadanın ortasında da 1600 m civarında yüksekliğe sahip bir dağ mevcut. Bu ufak köylerin kimisi dağın eteklerinde, kimisi anakaraya yakın yerde, kimisi ege denizine kıyıya sahip, kimisi de Yunanistan'ın körfezlerinden birisine kıyıya sahip. Türlü türlü yani.

Bizim seçimimiz Ege Denizi'ne kıyısı olan, Agios Ioannis isimli köydü. Şöyle diyim, bu köyün bir ucundan diğer ucuna yürümek yaklaşık 5 dakika sürüyor. Çok güzel bir sahil şeridi var, ve burada birbirinden güzel restoranlar var. Odalar genelde çok pahalı değil, iki kişilik odalar 40€ civarında, mutfaklı odalar da 5€ falan daha pahalı. Mutfaklı odalarda kalanlar için ise iki tane süpermarket mevcut, fiyatları bizim Tansaş gibi değil, ama yine de idare eder.

Agios Ioannis'in muhteşem bir plajı var, abartmıyorum daha önce bu kadar güzel plaj çok görmemişimdir. Bembeyaz, kocaman taşlar, turkuaz denizin iki üç adımdan sonra laciverte dönmesi, sabah saatlerinde sakin bir hava, akşamüstü ise fingirdeşmek isteyenler için kocaman dalgalar, plajın bitiminde (yaklaşık 50 metre genişliğinde) yükselen tepe ve ağaçlar.. Gerçekten çok güzeldi.

Mekana ulaşmak için önce Volos şehrine gitmek gerekiyor, oradan da ana otobüs terminalinde bu bahsettiğim tüm köylere otobüs mevcut. Volos'a Atina ve Selanik'ten çok sık otobüs gitmekte, aynı şekilde Volos'tan da bu şehirlere sıklıkla otobüs bulmak mümkün.

Bir diğer tavsiye edeceğim aktivite de, çok dikkatli olmak koşuluyla scooter kiralamak ve yarımadadaki diğer köyleri ziyaret etmek. Gerçekten kimselerin olmadığı bakir plajlardan tutun da, buram buram geleneksellik kokan köylere kadar farklı ve her zaman göremeyeceğiniz şeylerle karşılaşıyorsunuz.

Yunanistan'a gidecek olan tatilcilere bu bölgeyi şiddetle tavsiye ediyorum, tipik tur acentası kıvamındaki tatillerden sıkıldıysanız, kafa dinlemek ve yanınızdaki insanla birlikte zaman geçirmek istiyorsanız Agios Ioannis ideal bir tatil bölgesi. Diğer köylere çok kısa uğradığım için oralardaki yaşam hakkında fikir sahibi değilim, ama çılgınlar gibi kopup kulüpten kulübe koşmayı hedeflemiyorsanız diğerleri de tatmin edici olacaktır.

Üçüncü bölüm, yani Selanik yakında...

Powered By Blogger