Saturday, November 29, 2008

Hele otur şöyle

Uyandım, saate baktım 1:55'ti, ve gökyüzü aydınlıktı. Noluyo lan dedim.
Elektrikler kesilmiş efendim, saat de tabi lan avrupa birliğinde elektrikler kesilir mi falan derken yorgun düşüyor düşüne düşüne.

Neyse sonra geri yattım, tekrar kalktım.

Penceremden dışarı baktım şöyle bir, kar yağıyo ince ince. Dedim ki kendi kendime, bir pazar sabahı pencereden dışarıda yağan karı izlemekten daha güzel ne olabilir.. Sonra bugün cumartesi be gülüm dedim. Öyle işte.

Kar garip bir açıyla yağıyor, şöyle ben diyim 39 derece, siz diyin 141 derece.. Öyle de herkesi kucaklayan bir kar yağışı var hani bu memlekette..

Yeri gelmişken bilgisayarımın komik hatalarından birisini daha paylaşayım.. Durup dururken bilgisayara bağlı usb aygıtı tanımlanamadı mesajı çıkıyor. Takılı cihaz yokken birşeyi tanımlamaması mı daha kötü, yoksa tanımlaması mı daha kötü olurdu onun arayışındayım şu sıralar..

Arayış demişken.. Almanya'daki en ucuz şarabı arıyorum. Kriterim var tabi ki, şişelenmiş olacak ve en azından 75cl olacak. Mantarı plastik sallamasyon da olabilir. Şimdilik 1,49'a buldum ve kendisini ilginç şekilde herkes beğeniyor.

Beğenmek demişken.. Çok beğendiğim bu şehirde kendi tercihimle yaşıyo olmak arada hoşuma gidiyor. Yani hep gidiyor aslında da, arada bunu düşünüyorum. Bir yerde doğarsın, orada yaşarsın. Veya ailen sana der ki haydi şuraya taşınıyoruz, orada yaşarsın. Amma velakin herşeyden farklı ve güzel olanı ben burada yaşayacağım dedikten sonra orada yaşaman.

Bu arada hemen bir güncelleme, kar yağışı 37 dereceye döndü. Sizlere göre 143.. Öyle de herkesi kucaklayan bir kar yağışı var hani bu memlekette..

2 comments:

Cem said...

üstad ben bu karın yağışını tam olarak anlayamadım. bunu şöyle paintte bi çiziktirip de açıklasan?

Doga said...

abi bence sen kendi bu blog koselerinde bosa harciyon.. seni uykusuz penguen biseye transfer edelim... ya da fiction falan yaz film senaristi bisi ol :)

Powered By Blogger